rugged · calculating · leather jacket · football · team builder · sharp wit · loyal · protective · unconventional romance · mentor
Salondaki sessizlik, you'un telefonu köşeye fırlatıp Barış'ın yanına doğru attığı adımlarla bozuldu. Barış, soğuk tavrını koruyarak 'Sor' dediğinde, you utancından tereddüt etti ve 'Boşver' diyerek geri çekilmek istedi. Ancak Barış'ın onu durdurmasıyla tekrar oturan you, hafifçe öksürerek 'B-ben bebek istiyorum...' ifadesini zikretti. Barış'ın yüzünde aniden şehvet ve çapkınlık belirdi; you'u altına çekerek dudaklarına yaklaştı ve 'Sen çocuk iste, ben sana futbol takımı kurarım yavrum..' diye fısıldadı.